ZIVANADAN ÇIK KAPANIŞ PARTİSİ 19 ŞUBAT PAZAR 21:30’DA INDIGO’DA!!
bi’sürü

ZIVANADAN ÇIK KAPANIŞ PARTİSİ 19 ŞUBAT PAZAR 21:30’DA INDIGO’DA!!

bi’sürü

ATOLYE KATILIMCI LİSTESİ!!
KAYIT YAPTIRAMADIYSANIZ veya KAYDINIZDA BİR SORUN VARSA SABAH KAYIT MASASINA BAŞVURARAK KAYDINIZI YAPTIRABİLİRSİNİZ

ATOLYE KATILIMCI LİSTESİ!! KAYIT YAPTIRAMADIYSANIZ veya KAYDINIZDA BİR SORUN VARSA SABAH KAYIT MASASINA BAŞVURARAK KAYDINIZI YAPTIRABİLİRSİNİZ

MİMARLIK ATÖLYESİ
SAMİM MAGRİSO & HAYRETTİN GÜNÇ
Lefevbre  gündelik hayatımızın olağanlık ve olağanüstülük arasında gidip gelen  bir anlam havuzundan oluştuğunu söyler.  Gene aynı şekilde günlük  hayatımızdaki bir çok olağanüstü “an”ın olağanlıkların arasında  kaybolduğunu… Peki, bunları tekrar keşfedebilir miyiz?  Gündelik  hayatımızın o tekrarlanan, banal, dikkat çekmeyen mekânlarında kendine  özgü şeyleri tespit edebilir miyiz?  “Gündelik “ atölyesi bu soruların  cevabını gündelik kamusal mekânlarda ararken o anda var olan durumlar  uzerinden farkli senaryolar gelistirecektir.
Samim Magriso 1988 yılında İstanbul’da doğdu. 2011 yılında İstanbul  Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldu. 10 ay boyunca   profosyonel olarak mimarlık yaptı. Şu anda iletişim tasarımı üzerine  çalışmalar yapmakta, bir yandan da kâr amacı gütmeyen bağımsız bir  kuruluş olan ‘Herkes İçin Mimarlık’ derneğinin aktif bir üyesidir.
HAYRETTİN GÜNÇ 1988 YILINDA ISTANBUL’DA DOGDU. 2012 YILINDA  YILDIZ TEKNIK ÜNIVERSITESI, MIMARLIK BÖLÜMÜ’NDEN MEZUN OLDU. KATILIMCI  TASARIM SURECLERI UZERINDE ARASTIRMALARINA DEVAM EDERKEN, CALISMALARINI  KAR AMACI GUTMEYEN BAGIMSIZ BIR OLUSUM OLAN ‘HERKES ICIN MIMARLIK’  DERNEGINDE SURDURMEKTEDIR.

MİMARLIK ATÖLYESİ

SAMİM MAGRİSO & HAYRETTİN GÜNÇ

Lefevbre gündelik hayatımızın olağanlık ve olağanüstülük arasında gidip gelen bir anlam havuzundan oluştuğunu söyler.  Gene aynı şekilde günlük hayatımızdaki bir çok olağanüstü “an”ın olağanlıkların arasında kaybolduğunu… Peki, bunları tekrar keşfedebilir miyiz?  Gündelik hayatımızın o tekrarlanan, banal, dikkat çekmeyen mekânlarında kendine özgü şeyleri tespit edebilir miyiz?  “Gündelik “ atölyesi bu soruların cevabını gündelik kamusal mekânlarda ararken o anda var olan durumlar uzerinden farkli senaryolar gelistirecektir.

Samim Magriso 1988 yılında İstanbul’da doğdu. 2011 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldu. 10 ay boyunca  profosyonel olarak mimarlık yaptı. Şu anda iletişim tasarımı üzerine çalışmalar yapmakta, bir yandan da kâr amacı gütmeyen bağımsız bir kuruluş olan ‘Herkes İçin Mimarlık’ derneğinin aktif bir üyesidir.

HAYRETTİN GÜNÇ 1988 YILINDA ISTANBUL’DA DOGDU. 2012 YILINDA YILDIZ TEKNIK ÜNIVERSITESI, MIMARLIK BÖLÜMÜ’NDEN MEZUN OLDU. KATILIMCI TASARIM SURECLERI UZERINDE ARASTIRMALARINA DEVAM EDERKEN, CALISMALARINI KAR AMACI GUTMEYEN BAGIMSIZ BIR OLUSUM OLAN ‘HERKES ICIN MIMARLIK’ DERNEGINDE SURDURMEKTEDIR.

VİDEO ATÖLYESİ
SENEM DOYDUK & MURAT TIRPAN

Filmleştir- Belgesizleştir
Bir mekanı hissetmenin yollarından biri de, ona resmi tarihi yerine, kendi ürettiğimiz perspektifle bakmaktır. Murat Tırpan ve Senem Doyduk ile birlikte yürütülecek video atölyesi mekanlarla olan ilişkilerimizi nasıl kurduğumuzu araştırıyor. Bu araştırma sürecinde atölye katılımcıları için alet çantamızda mockumentary var, yani ‘sahte belgesel’. Var olan tarihi bir kentsel boşluğun/mekanın bilinegelen geçmişini deforme ederek, alternatif zaman-mekan kurguları üretmeyi amaçlıyoruz. Sinemanın mekanı yeniden kurmak adına nasıl bir imge ve düşünce yaratılabileceğini görmek istiyoruz. Filmleştir-Belgesizleştir atölyesi güzel filmler üreteceğimiz bir etkinlik değil, video yardımıyla yapılan bir düşünme egzersizi…
Senem Doyduk 1976 doğumlu. 2000 yılında Trakya Üniversitesi  Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 2003 yılında yüksek lisansını Dokuz  Eylül, 2010 yılında doktorasını Yıldız Teknik Üniversiesi Restorasyon  Anabilim Dalı’nda tamamladı. Halen Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım  Fakültesi Mimarlık Bölüm’nde yardımcı doçent olarak çalışmaktadır.
Murat Tırpan İzmir’de doğdu. Öncefiloloji okudu. Ardından Radyo-Tv Sinema yüksek lisansı Film Tasarımı doktorası yaptı. Farklı üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalıştı, çoğuna uyum sağlayamayarak atıldı. Sinemanın ve videonun değişim yaratma potansiyelinin peşinden koştu. Rebelais’in karnaval’ına, Bahtinci çoksesliliğe, Marks’ın dünyayı değiştirme hayaline daima inandı. Kısa filmler, bildiriler ve senaryolar yazdı. Şu aralar İstanbul’da yaşıyor, Doğuş Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nde sinema öğretmeye çalışıyor. Filmleri sadece izlemeyi değil yazmayı da önemli bulduğundan uzun zamandır Altyazı dergisinde sinema eleştirmenliği yapıyor. Evli ve bir kedisi var.

VİDEO ATÖLYESİ

SENEM DOYDUK & MURAT TIRPAN

Filmleştir- Belgesizleştir

Bir mekanı hissetmenin yollarından biri de, ona resmi tarihi yerine, kendi ürettiğimiz perspektifle bakmaktır. Murat Tırpan ve Senem Doyduk ile birlikte yürütülecek video atölyesi mekanlarla olan ilişkilerimizi nasıl kurduğumuzu araştırıyor. Bu araştırma sürecinde atölye katılımcıları için alet çantamızda mockumentary var, yani ‘sahte belgesel’. Var olan tarihi bir kentsel boşluğun/mekanın bilinegelen geçmişini deforme ederek, alternatif zaman-mekan kurguları üretmeyi amaçlıyoruz. Sinemanın mekanı yeniden kurmak adına nasıl bir imge ve düşünce yaratılabileceğini görmek istiyoruz. Filmleştir-Belgesizleştir atölyesi güzel filmler üreteceğimiz bir etkinlik değil, video yardımıyla yapılan bir düşünme egzersizi…

Senem Doyduk 1976 doğumlu. 2000 yılında Trakya Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 2003 yılında yüksek lisansını Dokuz Eylül, 2010 yılında doktorasını Yıldız Teknik Üniversiesi Restorasyon Anabilim Dalı’nda tamamladı. Halen Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölüm’nde yardımcı doçent olarak çalışmaktadır.

Murat Tırpan İzmir’de doğdu. Öncefiloloji okudu. Ardından Radyo-Tv Sinema yüksek lisansı Film Tasarımı doktorası yaptı. Farklı üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalıştı, çoğuna uyum sağlayamayarak atıldı. Sinemanın ve videonun değişim yaratma potansiyelinin peşinden koştu. Rebelais’in karnaval’ına, Bahtinci çoksesliliğe, Marks’ın dünyayı değiştirme hayaline daima inandı. Kısa filmler, bildiriler ve senaryolar yazdı. Şu aralar İstanbul’da yaşıyor, Doğuş Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nde sinema öğretmeye çalışıyor. Filmleri sadece izlemeyi değil yazmayı da önemli bulduğundan uzun zamandır Altyazı dergisinde sinema eleştirmenliği yapıyor. Evli ve bir kedisi var.

FOTOĞRAF ATÖLYESİ

Yüksek çözünürlükte afişler için http://etrehadluysalumk.deviantart.com/gallery/35195138

Emrah Altınok 1980 doğumlu. Kentsel Ekonomi Politik alanında şehircilik doktorası yaptı. YTÜ Mimarlık Fakültesi’nde araştırma görevlisi. 2005’te yayımlanan ilk kitabı aradaki ile 3 şiir ödülü aldı. 2009’da 2048 adlı ikinci kitabını yayımladı. Ayrıca 2 yıl boyunca müstear ad kullanarak bir fanzin çıkardı. Bu fanzinde yer alan işlerini 2010’da çıkan son kitabında topladı. Halen 160. Kilometre yayın dizisinin kitaplarını tasarlıyor. Aynı zamanda freelance fotoğrafçılık yapan Altınok, fotoğraflarıyla birçok ulusal / uluslararası dergi ve sergilerde yer aldı. 2005’te etreh adında bir müzik grubu kurdu. Zaman içinde genişleyen grup psychedelic rock tarzında doğaçlama müzik yapıyor. www.emrahaltinok.com

 

Ömer Orhan Aygün 1975 doğumlu. Fransız dili ve edebiyatı ve felsefe okudu. Dağlarca’ya beş yıl kadar yazıcılık, YKY’de kısa süre editörlük yaptı. Mallarmé, Bonnefoy, Merleau-Ponty, Blanchot, Michaux, Luca, Sophokles ve Aristoteles’ten çeviriler yaptı. Beyaz, Mediterraneans, Kitap-lık, Defter ve Heves gibi dergilerde şiir yayımladı. İlk şiir kitabı Taş Gün 2002’de, ikincisi Koro 2010’da yayımlandı. 2010 Performans Günleri çerçevesinde Düşünüş şiirini Ayşe Orhon yorumladı. 2002-2006 arasında Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nde felsefe doktorası yaptı ve tezini Aristoteles’te Logos kavramı üstüne yazdı. Tezin kitaplaştırılmış halinin Northwestern Üniversitesi Yayınları’ndan basılması gündemde. 2007’den beri Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yardımcı doçent. Son yıllarda balarılarının iletişimiyle ilgileniyor. www.digamma.wordpress.com.

BİLİŞİM ATÖLYESİ
Faruk Can Ünal & Aslı Aydın
Aslı Aydın 2008 yılında ODTÜ Mimarlık  Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden lisans derecesiyle mezun olduktan sonra  2009 yılında Barselona IaaC’tan MAA derecesini aldı. 2 yılı aşkın bir  süre mimarlık ofislerinde çalıştı. 2011 yılından itibaren bir yandan İTÜ  Mimari Tasarımda Bilişim Programı’nda Yüksek Lisans eğitimine devam  ederken bir yandan da Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık  Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak mesleki hayatına devam etmektedir.

Faruk Can Ünal 1988  Ankara  doğumludur.  2006 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezun olmuştur ve aynı  yıl  Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık bölümüne başlamıştır. 4  yıl sonunda mimarlık lisans derecesini bölüm üçüncülüğüyle tamamlamış  ve  İstanbul Teknik Üniversitesi Mimari Tasarımda Bilişim yüksek lisans  programında eğitimine devam etmektedir. Aynı zamanda Kocaeli  Üniversitesi Mimarlık Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak  çalışmaktadır. Araştırmayı  ve yenilikçi olmayı seven Faruk Can Ünal, pek çok ulusal ve  uluslararası workshopa, konferansa ve yarışmaya katılmıştır.

BİLİŞİM ATÖLYESİ

Faruk Can Ünal & Aslı Aydın

Aslı Aydın 2008 yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden lisans derecesiyle mezun olduktan sonra 2009 yılında Barselona IaaC’tan MAA derecesini aldı. 2 yılı aşkın bir süre mimarlık ofislerinde çalıştı. 2011 yılından itibaren bir yandan İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Programı’nda Yüksek Lisans eğitimine devam ederken bir yandan da Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak mesleki hayatına devam etmektedir.


Faruk Can Ünal 1988  Ankara  doğumludur. 2006 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezun olmuştur ve aynı yıl  Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık bölümüne başlamıştır. 4 yıl sonunda mimarlık lisans derecesini bölüm üçüncülüğüyle tamamlamış ve  İstanbul Teknik Üniversitesi Mimari Tasarımda Bilişim yüksek lisans programında eğitimine devam etmektedir. Aynı zamanda Kocaeli Üniversitesi Mimarlık Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktadır. Araştırmayı ve yenilikçi olmayı seven Faruk Can Ünal, pek çok ulusal ve uluslararası workshopa, konferansa ve yarışmaya katılmıştır.
TASARIM ATÖLYESİ
Emine Köseoğlu

ÇAĞRIŞIM SERBEST, İLERİ!
İçerik, Yöntem ve Uygulanış:
Sorular (hep vardır): 
 Dünya, bir tasarıma esin kaynağı olmak üzere, nasıl kendini ayaklarımızın altına serer? 
 Herhangi bir şey esin nesnesi olabilir mi?
Yaratıcılığı besleyen bir araç olarak esin nesnelerini nasıl kullanabiliriz?
Esin nesneleri, yaratıcılık için gerekli olan, “zihnin sınırlarını genişletme”ye ve “olmadık bağlantılar kurabilme”ye nasıl yardımcı olabilir?
Zihnimizi serbest bırakıp “olmayacak” / “olmadık” nesneler ya da kavramlar arasında (mümkün olduğunca dolaylı) bağlantıları nasıl kurabiliriz?
Bütün bunları yapmak için, neden “soyut”, “somut”, “soyutlama”, “somutlama” kavramlarına odaklanırız? 
Araçlar: Herhangi bir şeyin (nesne, sahne, etkinlik, eser) fotoğrafı.
Problem(se eğer):
İyi ama nasıl yapacağız? Hatta, ne yapacağız?
Yöntem (!): 
Sadece tek bir anahtar, yol gösterici kelimemiz var: mekân.
Kurmaya çalışacağımız tüm bağlantılar, oluşturmaya uğraşacağımız tüm çağrışımlar ve sonuçlanmamış sonuç ürünler bizi “mekân”a götürecek. İki nesne ya da iki kavram arasındaki bağlantıların mümkün olduğunca dolaylı olmasını sağlamaya çalışacağız. Dolaylılık nedeniyle yolumuzu kaybetmemek için, başlangıç noktası ile bitiş noktası arasındaki adımların / ilişkilerin aşamalarını göstereceğiz. Ara adımların kurduğu bağlantılar daha dolaysız olabilecek.
Bir yerde, çağrışım oluştururken ya da bağlantı kurarken soyutlamayı ya da somutlamayı kullanacağız. Araya kavram soktuğumuzda, örneğin, soyut olanın çağrıştırdığı bir kavramı bulup o kavramı tartışıp kavramın bizi götürdüğü başka bir soyuta ya da somuta ulaşacağız. Bunlar “yöntem”lerden bazıları…
Böylece… Çağrışım serbest, ama iyi-kötü bir kurgumuz var. Karşımızdakine ne yaptığımızı anlatabilmek için… Anlaşılması son derece zor olan zihinsel süreçleri / mekanizmaları, biraz olsun anlaşılır hale getirmek için…
Çağrışım oyunu. Haydi başlayalım!
Emine Köseoğlu:
Emine Köseoğlu, 2002 yılında Trakya Üniversitesi, Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Bölümü’nde, 2004 yılında yüksek lisans eğitimini, 2012 yılında doktora eğitimini tamamladı. 2006-2012 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. Araştırma alanları arasında, çevresel psikoloji, mekânsal biliş, çevre-davranış ilişkileri, mimarlık kuramları ve yöntembilimsel paradigmalar, mekân dizimi, tasarım eğitimi gibi konular yer almaktadır. Çeşitli uluslararası ve ulusal dergilerde hakemlikler yapmaktadır. Çevresel psikoloji bilim alanı kapsamındaki pek çok çalışması uluslararası ve ulusal dergilerde yayımlanmıştır. Uluslararası bilimsel toplantılarda, yüksek lisans ve doktora çalışmalarına ilişkin bildiriler sunmuştur.  Bilimsel çalışma alanlarının izleri fotoğraf ve resim çalışmalarında görülebilir. Fotoğrafa ilişkin makaleleri Yapı Dergisi ve Koridor Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisinde yayımlanmıştır. 2010 yılında Kayıtdışı Tasarım Haftası kapsamında bir fotoğraf atölyesi düzenlemiştir. Fotoğraf ve eskizleri Koridor Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinde ve Hayal Bilgisi Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinde yazı ve şiirleri destekleyici görseller olarak kullanılmıştır.  Edebiyat ile de ilgilidir. İngilizce şiirleri, online bir uluslararası dergi olan Ovi Magazine’de yayımlanmıştır. Hayal Bilgisi Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinde ise bir Türkçe kısa öyküsü ve bir Türkçe şiiri yayımlanmıştır.
Emine Köseoğlu, halen, Okan Üniversitesi, İngilizce Mimarlık Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak çalışmaktadır. 
http://eminekoseoglu.wordpress.com/http://okan.academia.edu/EmineKoseoglu

TASARIM ATÖLYESİ

Emine Köseoğlu

ÇAĞRIŞIM SERBEST, İLERİ!

İçerik, Yöntem ve Uygulanış:

Sorular (hep vardır):

  •  Dünya, bir tasarıma esin kaynağı olmak üzere, nasıl kendini ayaklarımızın altına serer? 
  •  Herhangi bir şey esin nesnesi olabilir mi?
  • Yaratıcılığı besleyen bir araç olarak esin nesnelerini nasıl kullanabiliriz?
  • Esin nesneleri, yaratıcılık için gerekli olan, “zihnin sınırlarını genişletme”ye ve “olmadık bağlantılar kurabilme”ye nasıl yardımcı olabilir?
  • Zihnimizi serbest bırakıp “olmayacak” / “olmadık” nesneler ya da kavramlar arasında (mümkün olduğunca dolaylı) bağlantıları nasıl kurabiliriz?
  • Bütün bunları yapmak için, neden “soyut”, “somut”, “soyutlama”, “somutlama” kavramlarına odaklanırız?

Araçlar: Herhangi bir şeyin (nesne, sahne, etkinlik, eser) fotoğrafı.

Problem(se eğer):

  • İyi ama nasıl yapacağız? Hatta, ne yapacağız?

Yöntem (!):

Sadece tek bir anahtar, yol gösterici kelimemiz var: mekân.

Kurmaya çalışacağımız tüm bağlantılar, oluşturmaya uğraşacağımız tüm çağrışımlar ve sonuçlanmamış sonuç ürünler bizi “mekân”a götürecek. İki nesne ya da iki kavram arasındaki bağlantıların mümkün olduğunca dolaylı olmasını sağlamaya çalışacağız. Dolaylılık nedeniyle yolumuzu kaybetmemek için, başlangıç noktası ile bitiş noktası arasındaki adımların / ilişkilerin aşamalarını göstereceğiz. Ara adımların kurduğu bağlantılar daha dolaysız olabilecek.

Bir yerde, çağrışım oluştururken ya da bağlantı kurarken soyutlamayı ya da somutlamayı kullanacağız. Araya kavram soktuğumuzda, örneğin, soyut olanın çağrıştırdığı bir kavramı bulup o kavramı tartışıp kavramın bizi götürdüğü başka bir soyuta ya da somuta ulaşacağız. Bunlar “yöntem”lerden bazıları…

Böylece… Çağrışım serbest, ama iyi-kötü bir kurgumuz var. Karşımızdakine ne yaptığımızı anlatabilmek için… Anlaşılması son derece zor olan zihinsel süreçleri / mekanizmaları, biraz olsun anlaşılır hale getirmek için…

Çağrışım oyunu. Haydi başlayalım!

Emine Köseoğlu:

Emine Köseoğlu, 2002 yılında Trakya Üniversitesi, Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Bölümü’nde, 2004 yılında yüksek lisans eğitimini, 2012 yılında doktora eğitimini tamamladı. 2006-2012 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. Araştırma alanları arasında, çevresel psikoloji, mekânsal biliş, çevre-davranış ilişkileri, mimarlık kuramları ve yöntembilimsel paradigmalar, mekân dizimi, tasarım eğitimi gibi konular yer almaktadır. Çeşitli uluslararası ve ulusal dergilerde hakemlikler yapmaktadır. Çevresel psikoloji bilim alanı kapsamındaki pek çok çalışması uluslararası ve ulusal dergilerde yayımlanmıştır. Uluslararası bilimsel toplantılarda, yüksek lisans ve doktora çalışmalarına ilişkin bildiriler sunmuştur. 

Bilimsel çalışma alanlarının izleri fotoğraf ve resim çalışmalarında görülebilir. Fotoğrafa ilişkin makaleleri Yapı Dergisi ve Koridor Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisinde yayımlanmıştır. 2010 yılında Kayıtdışı Tasarım Haftası kapsamında bir fotoğraf atölyesi düzenlemiştir. Fotoğraf ve eskizleri Koridor Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinde ve Hayal Bilgisi Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinde yazı ve şiirleri destekleyici görseller olarak kullanılmıştır. 

Edebiyat ile de ilgilidir. İngilizce şiirleri, online bir uluslararası dergi olan Ovi Magazine’de yayımlanmıştır. Hayal Bilgisi Kültür, Sanat, Edebiyat dergisinde ise bir Türkçe kısa öyküsü ve bir Türkçe şiiri yayımlanmıştır.

Emine Köseoğlu, halen, Okan Üniversitesi, İngilizce Mimarlık Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak çalışmaktadır.

http://eminekoseoglu.wordpress.com/
http://okan.academia.edu/EmineKoseoglu

DANS ATÖLYESİ / BEDEN MÜZİĞİ
Çıplak Ayaklar Kumpanyası / Gevende
Sen balık değilsin ki / Çıplak Ayaklar KumpanyasıSuyun yolunu kesersin, kum çuvalları dizersin, beton örersin; ama ne yapar ne eder, bi yerden bi çatlak bulur, ve özgürce akmaya devam eder su. Yolculuğu her seferinde başka engellerle karşılaşacak, bulanacaktır elbetteki… Bu hep böyledir ve böyle olduğunu bile bile ‘su cinayetleri’ işlenir durmadan bu ülkede. Bu eser suyun yolculuğunu kendi yolculukları yapanların ve her türlü suyun sularında gezinenlerin hikayesidir.Bavul açılır ve içinden dökülenler çatlaklarını elbette ki bulur.Konsept / Uygulama: Mihran Tomasyan Tasarım: Cem Yılmazer Şiir: Oktay Rifat “Ahmet” Müzik: Neva Hicaz Gazel / Mahmut Celalettin, Bzdig Navag (Küçük kayık) - Rouben Hakhverdian Süre: 40’ Hareket AtölyesiMihran Tomasyan    
BEDEN MÜZİĞİ - GEVENDE
Beden perküsyonu olarak da bilinen Beden Müziği(Body Music), kompozisyon ve koreografinin büyülü bir karışımıdır. Müzik dansın şekillerini ve örüntülerini yaratırken, dans müzikteki sesleri ve ritimleri oluşturur. Böylece müzik “görünür”, dans “işitilir” bir hale gelir.
Beden Müziği çok eskilere uzanan, belki de ilk müzik/dans biçimidir. İnsanlar, taşlara veya ağaç kütüklerine şekil vererek müzik aletleri yapmaya başlamadan çok önce muhtemelen el çırparak, parmak şıklatarak, ayaklarını yere vurarak ve ses çıkararak müzik/dans fikirlerine hayat veriyorlardı.
Dünyada çok çeşitli Beden Müziği gelenekleri vardır: Afro-Amerikan Hambone, İspanyol Flamenko geleneğindeki Palmas, Sumatra’dan Saman ve Etiyopya’dan  Armpit  bunlardan bazıları. Dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok gelenekte vücud bulmuş bilginin en eski biçimlerinden olan Beden Müzikleri, üzerinde çalışılabilecek çok değerli bir malzeme sunuyor bizlere.
Bunlar, “kinestetik kütüphaneler” oluştururlar ve içlerinde çeşitli bellekleri ve kültürel mirasları barındırırlar. (Keith Terry)
Videolar:
Brezilya – Barbatuques :      http://youtu.be/Ghgrc8Mj_-s
Amerka- Keith Terry :           http://youtu.be/3Ysq0rh5ZaQ
Turkiye-KeKeÇa    :                http://youtu.be/ib61vuVscwA
Ispanya –Aurora Vargas :     http://youtu.be/QZ5Sk_njipo
 

DANS ATÖLYESİ / BEDEN MÜZİĞİ

Çıplak Ayaklar Kumpanyası / Gevende

Sen balık değilsin ki / Çıplak Ayaklar Kumpanyası
Suyun yolunu kesersin, kum çuvalları dizersin, beton örersin; ama ne yapar ne eder, 
bi yerden bi çatlak bulur, ve özgürce akmaya devam eder su. 
Yolculuğu her seferinde başka engellerle karşılaşacak, bulanacaktır elbetteki… 
Bu hep böyledir ve böyle olduğunu bile bile ‘su cinayetleri’ işlenir durmadan bu ülkede. 

Bu eser suyun yolculuğunu kendi yolculukları yapanların ve her türlü suyun sularında gezinenlerin hikayesidir.

Bavul açılır ve içinden dökülenler çatlaklarını elbette ki bulur.

Konsept / Uygulama: 
Mihran Tomasyan 
Tasarım: 
Cem Yılmazer 
Şiir: 
Oktay Rifat “Ahmet” 
Müzik: 
Neva Hicaz Gazel / Mahmut Celalettin, Bzdig Navag (Küçük kayık) - Rouben Hakhverdian 
Süre: 
40’ 
Hareket Atölyesi
Mihran Tomasyan    

BEDEN MÜZİĞİ - GEVENDE

Beden perküsyonu olarak da bilinen Beden Müziği(Body Music), kompozisyon ve koreografinin büyülü bir karışımıdır. Müzik dansın şekillerini ve örüntülerini yaratırken, dans müzikteki sesleri ve ritimleri oluşturur. Böylece müzik “görünür”, dans “işitilir” bir hale gelir.

Beden Müziği çok eskilere uzanan, belki de ilk müzik/dans biçimidir. İnsanlar, taşlara veya ağaç kütüklerine şekil vererek müzik aletleri yapmaya başlamadan çok önce muhtemelen el çırparak, parmak şıklatarak, ayaklarını yere vurarak ve ses çıkararak müzik/dans fikirlerine hayat veriyorlardı.

Dünyada çok çeşitli Beden Müziği gelenekleri vardır: Afro-Amerikan Hambone, İspanyol Flamenko geleneğindeki Palmas, Sumatra’dan Saman ve Etiyopya’dan  Armpit  bunlardan bazıları. Dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok gelenekte vücud bulmuş bilginin en eski biçimlerinden olan Beden Müzikleri, üzerinde çalışılabilecek çok değerli bir malzeme sunuyor bizlere.

Bunlar, “kinestetik kütüphaneler” oluştururlar ve içlerinde çeşitli bellekleri ve kültürel mirasları barındırırlar. (Keith Terry)

Videolar:

Brezilya – Barbatuques :      http://youtu.be/Ghgrc8Mj_-s

Amerka- Keith Terry :           http://youtu.be/3Ysq0rh5ZaQ

Turkiye-KeKeÇa    :                http://youtu.be/ib61vuVscwA

Ispanya –Aurora Vargas :     http://youtu.be/QZ5Sk_njipo